Türkiye’de yasalar ne yazık ki oluşan ihtiyaca göre düzenleniyor. Bunun geçerli sayılabilecek nedenleri de yok değil. Yakın tarihte yaşadığımız 367 krizini aşmanın bir yolu olarak öngörülen Cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündeki değişiklik güncel bir ihtiyacın karşılanması için yapılmıştı ve geçerli bir gerekçesi vardı.

Ancak bugün yaşadığımız sistem tartışmasının temeli de işte o günler atılmıştı. Hatta o günlerde kaleme aldığım yazıda bu tartışmlar yaşanmadan önlem alınması gerektiği kanaatimi paylaşmıştım. Benim gördüğümü elbette yıllarını sistem tartışmaları içinde geçiren özellikle de hukukçu siyaset adamlarının görmemiş olması mümkün değildi. Ancak ne yazık ki yine çeşitli nedenlerle tartışma bugünlere taşındı.

Verdiğim bu örneğe benzer birçok örnek sıralayabiliriz. Bu durumun düzelebilmesinin ön şartı ülkemiz demokrasisinin sürekli tehditlerden arınmasıdır. Cumhuriyet tarihi boyunca iç ve dış tehditler ya da kökeni belli olmayan nice tehditler nedeniyle siyasi irade bu gibi anlık ihtiyaçları karşılayacak nitelikteki yasal değişiklikleri gerçekleştirmek durumunda bırakılmıştır. Terör tehdidi, irtica tehdidi, vesayet tehdidi gibi objektif yahut subjektif tehditler bahane edilmiştir.

Esasen tehditlerin bir başka yönü de gelecekteki ihtiyaçlar öngörülerek yapılması planlanan ve ülkemizi demokrasi liginde ön sıralara taşıyacak düzenlemelerin ertenmesine neden olmasıdır. Bu konuda benim en önemli değişim hamlelerinden biri olarak gördüğüm ve önemsediğim Milli Eğitim Eski Bakanlarından Sn. Ömer Dinçer’in Başbakanlık Müsteşarı iken Sn. Cevdet Yılmaz ile birlikte hazırladıkları “Değişimin Yönetimi İçin Yönetimde Değişim” başlıklı çalışmadır. Bu çalışma terör tehdidinden arınmış bir ülke olsak bizi çok daha ileri noktalara taşıyacak bir yapının ilk adımlarını oluşturacaktı.

Şüphesiz bir zaman gelecek bu hal son bulacaktır. Elbette tehditler sona ermeyecektir. Ancak tehditler sona ermiyor diye siyasi iradenin kolaycılığa kaçarak bu hali adet edinmesi doğru bir yaklaşım değildir. Bu yaklaşımdan uzaklaşma ve alışkanlıkları terk etme iradesinin gösterilmesi gerekmektedir.

Yasalar ne zaman gelecekteki ihtiyaçlar düşünülerek oluşturulmaya başlanırsa ülke o zaman her yönüyle kalkınmaya başlayacaktır.

Leave a reply